Haberler
TOBB Başkan Yardımcısı Öztürk: “Ülkemize Yönelik Saldırıların Ekonomiye Etkisi Kısa Sürede Bertaraf Edilecektir”

Genç MÜSİAD Konya Şubesi tarafından gerçekleştirilen, “Anadolu Liderlik Modeli” projesi eğitim programları devam ediyor. Eğitim programları kapsamında konuk olan TOBB Başkan Yardımcısı ve Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, darbe ve darbe girişimlerinin ekonomiye yansımalarını masaya yatırdı.

MÜSİAD Konya Şubesi konferans salonunda gerçekleştirilen programda konuşan TOBB Başkan Yardımcısı ve Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, darbe ve darbe girişimlerinin ekonomiye yansımalarını anlattı. Öztürk, “Bütün dünyada en önemli siyasal olayların altında mutlaka ekonomik sebepler yer almaktadır. Bunu sadece darbeler için değil bütün süreçler için rahatlıkla söyleyebiliriz. Hangi siyasi olay oluyorsa en önemli nedeni ekonomidir.

Türkiye, 1974 yılında çok kritik bir karar alarak Kıbrıs Barış Harekatını başlatmıştı. Bu oldukça doğru bir karardı. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bugüne ikinci büyük toprak hamlesi Kıbrıs’a gerçekleştirdi. Ülkemiz, vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın dindaşlarımızın talepleri doğrultusunda Kıbrıs’a gitti ve belli bir bölümünü aldı. Kıbrıs Barış Harekatının akabinde Türkiye’de her şey kuyrukta satın alınmaya başlandı. Aklınıza gelebilecek her şeyi kuyrukta satın alabilir hale geldik. Sağ sol hadiseleri büyüdü ve süreç bizi 1980 ihtilali getirdi. 1974’te kendi ayakları üzerinde durabilen Türkiye, ne oldu da bu duruma getirildi. 1980 ihtilalinden sonra Türkiye, uluslararası anlamda çok büyük itibar kaybıyla karşı karşıya bırakıldı. Bu itibar kaybından sonra Türkiye ekonomisi askeri darbe ile altta kaldı. Hiçbir şey konuşamaz hale geldik. 1983’ten itibaren bir çıkış trendi yakaladık. Türkiye ve ekonomisi kendini toparlanma aşamasına geldi. 28 Şubat darbesi öncesinde Refah Yol Hükümeti kuruldu ve Rahmetli Erbakan Hoca’nın ekonomik modelleri gerçekten o günün ekonomisi için doğru hamleleriydi. Anadolu insanın sisteme entegre edilmişti. Ortada çok önemli bir konu yokken bir darbe gerçekleştirildi. Türkiye çok ciddi ekonomik krize sürüklendi, olaylar büyüdü, kontrol edilemez hale geldi. Ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa iş adamları yürüyüş yapmaya başladı. Konya da dahil olmak üzere bütün insanlar eylemler yaptı. Hatırlayacağınız gibi 2001 yılında da büyük bir ekonomik kriz yaşadık. Dövizin yükselmesi, borsada aşırı derece düşüşler, faizlerin gecelik yükselmesi, bankacılık sistemlerinin tamamen çökmesiyle büyük bir ekonomik krizi yaşamış olduk.  

Geldik 15 Temmuz Darbe girişimine. 2002 yılından bu yana sürekli olarak pozitif bir ivme yakalayan Türkiye ekonomisi, yapısal reformların da etkisiyle birlikte “krizler ekonomisinden” bir “güç ekonomisine” dönüşmüştür. Bu süreçte, kamu maliyesi alanında ciddi reformlar gerçekleştirilmiştir. Kamuda, bürokrasiden kaynaklı hantal yapı değiştirilerek işlemler hızlandırılırken, özel sektöre yönelik imkân ve destekler arttırılmıştır. 2000’li yıllarda Anadolu sermayesi güçlenerek, üretim ve piyasa ekonomisi tüm Anadolu ölçeğinde artış göstermiştir. Ekonomideki gelişme ve ilerleme, sosyal devlet uygulamalarına da yansımıştır. Tüm bu olumlu gelişmelerin yanı sıra, Türkiye’de enerji ve yatırım hamleleri hızlanmıştır. Siyasi ve ekonomik istikrarın güçlenmesi ve sosyal alanlarda gösterilen başarılı performans, bazı vesayet odaklarını harekete geçirmiştir. 2013 yılında Türkiye ekonomisi en başarılı dönemini yaşarken, bu dönemden sonra girişimlerin şiddeti artmıştır. 2013 yılından bu yana ekonomiye siyasi şoklar verilerek istikrar ortamının zedelenmesi hedeflenmiştir. Döviz kurundaki hareketliliğe sebep olacak ve yatırımları azaltacak girişimler, son olarak 15 Temmuz darbe girişimiyle sonuçlanmıştır.

 Halkın darbe girişimine karşı vatansever duruşu kadar önemli olan bir başka faktör de özel sektörün tavrı ve duruşu olmuştur. Halkımız gibi ekonomimiz de üreticisinden tüketicisine kadar her kesimden gelen destekle darbeye karşı büyük bir direnç göstermiştir. Darbe girişiminin gerçekleştirildiği dönemde pozitif büyüyen bir trend yakalayan ekonomimiz, darbe girişiminin etkisiyle söz konusu dönemde yüzde 0.8 küçüldü. FETÖ mensupları ve onların yurt dışındaki destekçileri tarafından yürütülen Türkiye ekonomisi üzerine negatif algı kampanyasının da etkileri göz önüne alındığında, darbe girişiminin maliyetinin daha da arttığını görüyoruz.

Türkiye, bir ekonomik güç elde ettiği zaman bunu kendi bölgesi başta olmak üzere dünya genelinde aktif olarak kullanmayı düşünen bir ülkedir. Başarılı olsun veya olması mutlaka elde ettiği ekonomik gücü siyasal anlamda kullanmak isteyen bir ülkedir. Türkiye ne zaman ekonomik anlamda başarılı olduysa farklı bir süreç başlatıldı. Ekonomik alanda yıpratmak için gezi parkı olayları, MİT tırları, 17-25 Aralık olayları oldu ve son olarak 15 Temmuz’da düğmeye basıldı. Ekonomik anlamda bir miktar zorlandık. Türkiye, bunu da başarılı bir şekilde aşacak ve tekrar başarılı olacaktır. Her şeyden önce genç ve dinamik bir nüfusuna sahibiz. Türkiye bu dönemde yaralarını hızlı bir şekilde saracaktır. Türkiye ekonomisinin güçlü ve dinamik yapısı ve ekonomi yönetimi tarafından alınan tedbir ve teşvikler sayesinde, başta 15 Temmuz olmak üzere, son yıllarda ülkemize yönelik bütün saldırıların ekonomiye etkisi çok geçmeden bertaraf edilmiştir” dedi.

Programın sonunda MÜSİAD Konya Şubesi Gençlik Kurulu Başkanı Kadir Başaran, TOBB Başkan Yardımcısı ve Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk’e hediye takdim etti.

 

Önceki Haber Sonraki Haber