Haberler
“Türkiye, Dünyaya Kendi Silah Sistemi İle Her Türlü Harekâtı Yapacak Güce Sahip Olduğunu Gösterdi”

              Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Konya Şubesi tarafından düzenlenen konferansa Şah Fırat Operasyonu Komutanı Emekli Tuğgeneral İhsan Başbozkurt konuk oldu. MÜSİAD Konya Şubesi’nde gerçekleştirilen konferansta “Zeytin Dalı Harekatı’nın Kodları” anlatıldı.

         Konferansın açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Konya Şubesi Başkanı Ömer Faruk Okka: “Suriye topraklarında ülkemizi tehdit eden terör örgütlerine yönelik düzenlenen Zeytin Dalı Harekâtı’nın ekonomimizi etkileyecek yönündeki yorumlara en güzel cevap Ocak ayındaki ihracat rakamları olmuştur. Türkiye, ekonomisi, ordusu, sanayisi ve sivil toplum kuruluşlarıyla, güçlü ve büyük bir devlettir. Operasyonun en önemli özelliklerinden biri de askerimizin sahada kullandığı silahlar büyük çoğunluğu Milli ve Yerli Üretim olmasıdır. Bu operasyon göstermiştir ki, savunma sanayimize daha fazla yatırım yapmak geleceğimiz için son derece önemlidir” dedi.

            Başkan Okka’nın konuşmasının ardından sözü Şubat 2015’te Suriye’nin Münbiç kenti DEAŞ işgalindeyken, Süleyman Şah ve iki askerinin naaşını Şah Fırat Operasyonu ile oradan alıp sınır bölgesindeki Eşme köyüne getiren Emekli Tuğgeneral İhsan Başbozkurt aldı. Başbozkurt, “Bu coğrafyanın haritası 100 yılda önce çizilmiştir. Bu coğrafyanın sahibi biziz. 1918 yılında bizi İngilizler Kerkük’ten, Musul’dan çıkartarak kendi bölgenize gidin dediler. İngilizlerin attığı tohum gözyaşı, kan, açlık sefalet ve Müslüman kanı dökmek. Ve hala yıllardır bu böylede devam etmektedir. Ama 1800 yılından önce Devlet-i Osmaniye’nin elinde bulunan bu topraklarda bir tane gözyaşı yoktu, bir tane Müslüman kanı dökülmüyordu. Bizler hiçbir zaman haçlı oyunlarını hiçbir zaman unutmamalıyız. Sömürü düzenine hayır demeliyiz. Rabbime şükürler olsun ki, bizi şuanda yöneten irade, nasıl bir ecdadın torunu olduğunu bilen ve ona göre hareket eden bir iradedir. İnşallah bu topraklar yine sahiplerini bulacaktır, bu topraklarda huzur hâkim olacaktır.

            Türkiye, 26 Ağustos 2016’da, ABD, İngiltere’nin ülkemizin güneyinde İsrail’in emniyeti için oluşturmak istedikleri sözde Kürt devletine Fırat Kalkanı ile dur dedi. Hain plana ikinci kalkan ise
Idlib Harekâtı oldu. Türkiye Idlib’e, diğer devletler gibi işgal ya da petrole sahip olmak için değil tamamen insani gerekçelerle harekât gerçekleştirmiştir ve ülke normale döndüğünde de bu toprakları asıl sahiplerine teslim edecektir. Şimdiden yaklaşık 1 milyon insan Idlib’e yerleşti, burada güven içinde ve rejimin korkusunu hissetmeden yaşamaya başladılar.

            Türkiye’nin, bölgede huzur ve güvenin hâkim olması için 3’üncü kalkan harekâtı Afrin’dir. Afrin Harekatı, Türkiye’de bulunan Suriyeli vatandaşların geriye dönerek kendi topraklarına sahip olmaları, Cerablus ve El Bab’da olduğu gibi topraklarında yönetim haklarına kavuşmaları için gerçekleştirildi. Şunu herkes iyi bilmelidir ki Türkiye asla Afrin’de kalıcı değildir. Harekâtın ana hedefi bölgedeki terör yuvalarının yok edilmesi ve Türkiye’nin kendi bekasının sağlanmasıdır. Sözde haritaların ortadan kaldırılarak Türkiye’nin güneyinde oluşacak bir oluşuma asla müsaade edilmemesi burada temel amaçtır.

            Harekât çok ayrıntılı, detaylı bir şekilde planlandı. Harekâtın başlangıç safhası ve bugüne kadar kaydedilen ilerlemeye bakıldığında mükemmel bir taktik ve stratejik başarı olduğu görülmektedir.  Harekâtın akış şekline bakıldığında da, çok zor şartlarda, dağlık, kayalık, ormanlık, coğrafi bölgelerde bir harekât böyle planlanır ve böyle uygulanır dedirtmiş, tüm dünyayı ve cani örgütü şaşırtmıştır. Herkesin beklediği gibi “bir gece ansızın” değil “bir gündüz ansızın” şaşırtmacası, harekâtın başarısını arttırmıştır. Ayrıca yerli ve milli silahların bu harekâtta mükemmel bir şekilde hedef cinslerine göre kullanılması, dünya kamuoyunu ve örgütü şaşkına çevirmiştir. Milli silah sistemleriyle de göz dolduran bu harekât, dünyaya artık TSK’nın kendi silah sistemi ile her türlü harekât yapacak güce sahip olduğunun göstermiştir. Zeytin Dalı Harekâtı’nın en kritik noktası; coğrafi olarak Tel Rifat, Minniğ Havaalanı ve İdlib’deki gözetleme noktalarının bulunduğu hattın birleştirilmesidir.

            Zeytin Dalı Harekâtında haçlı zihniyetine, hak ve hukuk tanımayanlara, özellikle Ortadoğu’yu kan gölüne çevirenlere, ABD, İsrail ve yandaşlarına, “Yerinizi ve duruşunuzu, tarafınızı belirtin, masadaki haritaları yırtıp atın mesajı verilmektedir” diye konuştu.

             Konferansın sonunda MÜSİAD Konya Şube Başkanı Ömer Faruk Okka, Emekli Tuğgeneral İhsan Başbozkurt’a hediye takdim etti.

Önceki Haber Sonraki Haber