Haberler
“1 KASIM SEÇİMLERİ YENİ TÜRKİYE’NİN İNŞASI İÇİN BİR FIRSATTIR”

MÜSIAD Konya Subesi Cuma Konferanslarinda bu hafta 1 Kasim Seçimleri ve Yeni Türkiye konusu masaya yatirildi. Konferansa konusmaci olarak katilan Yildirim Beyazit Üniversitesi Ögretim Üyesi Prof. Dr. Yilmaz Bingöl katilimcilara son dönemde ülkemizde yasanan gelismeler ve 1 Kasim seçimleri hakkinda degerlendirmelerde bulundu.

Toplantinin açilis konusmasini yapan MÜSIAD Konya Subesi Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mehmet Ali Özbugday, “Toplum olarak 7 Haziran seçimlerinden sonra çok önemli süreçlerden geçiyoruz. Yasanan olaylar 1 Kasim’da gerçeklestirilecek olan erken seçimlerin önemini bir kar daha artirmis durumda. Bu hafta bizler de 1 Kasim seçimlerinin Yeni Türkiye’ye etkilerinin neler olacagi ile ilgili degerlendirmelerde bulunma istedik” dedi.

Konya’nin özellikle son on yilda her alanda yasadigi degisim ve dönüsümün Yeni Türkiye modelini yansittigini ve bu idealin anlam kazanmasi adina Konya’nin model bir kent oldugunu belirterek konusmalarina baslayan Prof. Dr. Yilma Bingöl, “Yeni Türkiye kavraminin ne anlam ifade ettigini idrak etmek için eski Türkiye’nin getirdigi normlara, aliskanliklara, eksiklere, yanlis ve keyfi uygulamalara, marazlara da bakmak gerekir. Eski Türkiye’nin ülkemize zarar veren en kötü aliskanligi ise kendi vatandaslarini dini inanci, siyasi görüsü ve yasam tarzi basta olmak üzere pek çok nedenden dolayi ayristirmasi ve ötekilestirmesidir. Eski Türkiye diye ifade ettigimiz kavram aslinda toplumumuzun özüne, ruhuna ve sosyal dokusuna uymayan Bati’nin yanlis uygulamalarinin kopya edilerek ülkemize uydurulmaya çalisilmasi ve dayatilmasidir. Bu dayatma zamanla milletimiz arasinda farkli gruplarin ve ayrilikçi düsüncelerin ortaya çikmasina da sebep olmustur. Eski Türkiye’nin bu aliskanliklarindan zarar görmeyen kesim yok denecek kadar azdir. Bu durumu asmak için de millet olarak özünü kendi milli ve manevi degerlerinden alan, toplumun tamamini kusatan, dini inancina, ruhuna ve özüne uygun Yeni bir Türkiye’ye mutlak bir suretle ihtiyacimizin oldugu açikça ortadadir. Millet olarak, özellikle son on yilda ülkemizde her alanda yasanan gelismeler isiginda eski Türkiye paradigmasinin yanlis uygulamalari ile ülkemizin önünü tikar hale geldigini görme sansi elde ettik. Bu noktada son on yilda ülkemizi yöneten siyasi irade tarafindan eski Türkiye’nin kod ve referanslarindan Türkiye’yi arindirarak Yeni Türkiye’yi insa etmeye yönelik çok önemli çalismalar yürütüldügünü görüyoruz. Bu dönemde demokratiklesmeden yargi reformlarina, insan haklarindan anadilde egitim ve yayinciliga, yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden büyüksehir yasasina, egitimden sagliga, pek çok alanda devrim niteliginde uygulamalar hayata geçirildi. Bütün bu çalismalar Yeni Türkiye’nin insasi ve imari adina çok büyük adimlar ancak; bu idealin tam anlamiyla hayata geçirilmesi için yeni bir anayasaya acilen ihtiyacimiz oldugu da açik bir gerçektir. Anayasalar gerçek manada toplumsal uzlasi ile hazirlanan ve toplumun her kesimini kapsayan sözlesme niteligi tasimak zorundadir. Ülkemize baktigimizda ise bu durumun böyle olmadigini tam aksine darbelerle ve askeri vesayetlerle millete zorla kabul ettirildigini görüyoruz. Su an yürürlükte olan anayasa da askeri darbe sonucu millete zorla kabul ettirilmis; üzerinde pek çok düzenleme yapilmasina ragmen ruhu ve felsefesi itibari ile anayasadan darbenin izleri silinememistir. Yeni Türkiye’nin ruhuna ve özüne uygun olmayan bu anayasa beklentileri karsilamadigi ve günümüz Türkiye’sini ifade etmedigi için milletimizde yeni bir anayasa beklentisini de beraberinde getirmistir. Mevcut anayasada milletimizde bu güçlü beklentinin olusmasina sebep olan pek çok yanlis uygulama bulunmaktadir. Örnek verecek olursak, çok uzun yillardir 1982 Anayasasi’na dayandirilarak kamusal alanda ve egitimde uygulanan basörtüsü yasaginin mevcut siyasi iradenin ve bu yasagi uygulayan kurumlarin yöneticilerinin degismesiyle aslinda bu ve bunun gibi pek çok yanlis uygulamanin tamamen keyfiyetten kaynaklandigini görürüz. Gelecegin Yeni Türkiye’sini insa edebilmek adina yapilacak en önemli çalismalardan birinin de çözüm süreci diye adlandirdigimiz Milli Birlik ve Kardeslik Projesi’nin nihayete erdirilmesi oldugu inancindayim. Çok uzun yillardir ülkemizin önünde en büyük engel olarak duran bu sorunun bir an önce çözüme kavusturulmasi gerekmektedir. Çünkü ülke olarak bu konuda çok agir bedeller ödedik. Ülkemiz üzerinde kirli emelleri olanlar her defasinda terörü kullanarak ülkemizin ilerleyisini durdurmak istediler. 7 Haziran seçimlerinin ardindan yasanan olaylar ve ülkemizde yasanan tüm gelismeler isiginda 1 Kasim seçimlerinin Yeni Türkiye’nin insasi için bir firsat olduguna ve eski Türkiye ile Yeni Türkiye arasinda tercih yapma anlamini tasidigina inaniyorum” seklinde konustu.

Konferans soru-cevap bölümü ve MÜSIAD Konya Subesi Yönetim Kurulu Üyesi Av. Mehmet Ali Özbugday’in günün anisina Prof. Dr. Yilmaz Bingöl’e hediye takdimi ile son buldu. 

25.10.2015

Önceki Haber Sonraki Haber